Yöneterek Ayrıştıran Değil; Yönetişimle Birleştiren Olmak
Nihayet yerel seçimler tamamlandı ve Türkiye gerçek gündemlerine dönmeye başladı. Bu gerçek gündemlerin başında ise elbette ekonomi geliyor. İş dünyası olarak bizi endişelendiren şey ise; önümüzdeki dönemde oluşacağı aşikar bir Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçim atmosferi ile uzun süredir ihmal edilen ekonomik gündem umarız daha da ihmal edilmez.Herkesin kabul ettiği bir gerçek var ki; sağlam bir ekonomi toplum huzurunun teminatıdır. Evet, toplumun farklı birçok talebi olabilir ancak iş ve aş bu listenin başındadır. İşi ve aşı olan bir toplum, diğer sorunlarını daha akl-ı selim ile çözebilmektedir. Bu anlamda ekonomimizi daha sağlam temellere oturtacak reformlar, yapısal düzenlemeler için seçimler beklenmemeli veya seçimler bunların ertelenmesine araç yapılmamıdır. Aksi takdirde ertelenen sadece zenginliğimiz olur, sosyal huzurumuz olur.
KENTİN HAKİMİ DEĞİL, HADİMİ OLMAK…
Her şeye rağmen, Türkiye ve ilimiz Mersin genelinde seçimlerinin bir demokrasi şöleni içinde ve huzur içinde geçmesi ülkemiz adına demokrasi duvarına eklenmiş bir sağlam tuğladır. Gerek Türkiye genelinde gerekse Mersin’de seçilen tüm Başkanlarımızı kutluyor, artık zamanın siyaset değil herkesi kucaklayan bir hizmet felsefesi ile kentleri imar etmek olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Seçim kampanyaları süresince kazanmak adına söylenen her şey artık geçmişte kalmalıdır. Toplumun artık bölen ve ayrıştıran değil, birleştiren söylem ve uygulamalara ihtiyacı var. Toplumun artık vaatlere değil gerçekleşen projelere ihtiyacı var. Toplumun bir piramit gibi yukarından yönetilen değil, gelişmiş dünyanın benimsediği ve gücünü tabandan alan yeni bir yönetişim felsefesine ihtiyacı var. Modern belediyecilik anlayışı artık toplumun yönetimde daha çok yer aldığı, karar mekanizmalarında fikrine başvurulan ve onayı alınan bir seviyeye gelmiştir. “Bir dünya kenti Mersin” eğer bir slogan değil de gerçek bir iddia ise bu modern anlayış uygulanmalıdır. Çünkü, bir kent adına yapılan her şey o kentte yaşayanları ilgilendirir ve onlar için yapılır. Bunun için modern belediyecilik halka kendi biçtiği elbiseyi değil, halkın gerçek anlamda istediği ve talep ettiği elbiseyi onlara dikmelidir. Kentin hakimi değil hadimi; yani, hizmetkarı olmanın gereği de budur. Dikte eden ve dayatan değil, empati kuran, istekleri, önerileri, eleştirileri ve şikayetleri dikkate alan bir hizmet felsefesi bu kenti yüceltir, insanımızı mutlu eder, mutlu insanların yaşadığı bir kent her alanda başarılı olur. Sonuçta “Önce İnsan” demeden belediyecilik olabilir mi? İnşallah bu yeni dönemde, değişen büyükşehir yasası ile bu hizmetler ilimizin her köşesine eşit ve adil yayılır. Ayrılıklar, basit siyasi gerekçeler, basit partizanlıklar bir yana bırakılarak sadece Mersin ortak paydasında tüm belediyeler, iş birliği ve kardeşlik içinde çalışır ve Mersinlilere hem örnek olur hem de yıllardır beklenen hizmeti etkin bir şekilde verirler. Bu resmin ortaya çıkacağına gönülden inanıyor ve MTSO olarak Büyükşehir Belediyemiz başta olmak üzere tüm yerel yönetimlerin Mersin’in sorunlarında her zaman yanlarında olacağımızı şimdiden ifade ediyoruz.
GELİŞMİŞ ÜLKELERDE YEREL YÖNETİMLER EKONOMİYE ENTEGRE
Ülkemizde yerel yönetimlerin görevleri hep standart bir liste içerir. Ne yazık ki, yerel yönetimler ülke çapında bu listenin dışına pek çıkmazlar. Sayılı yerel yönetim, yapmak zorunda olduğu işlerin dışında toplum adına bir şeyler yapar. Yol, kaldırım, ulaşım, imar planları, temizlik, su tedariki ve alt yapı işleri hariç belediyeler diğer konulara pek bulaşmazlar. Aslında bir kenti yaşanır kılan, sosyal ve ekonomik anlamda geliştiren şeyler yerel yönetimlerin pek uğraşmadığı alanlardır. Bunların başında kentin ekonomisi gelmektedir. Gelişmiş ülkelerde yerel yönetimler kentlerin ekonomisine entegredir ve lokomotifidir. ABD’de ve Avrupa’da bir kentin yerel yönetimi o kentin yatırım alanlarını iş dünyası ile birlikte planlar, yatırımcıyı kente çeker, çoğu zaman büyük yatırımcılarla bire bir muhatap olur ve kentin tanıtımını yapar. Gelişmiş ülkelerde bir kente yatırım yapacak yatırımcı önce o kenti yönetenlerin vizyonuna bakar ve yatırımını ona göre yapar. Gelişmiş ülkelerin kentlerinde yerel yönetimler ekonomiye entegre oldukları ve o kentin istihdamını düşündükleri kadar, ekonomiyi yükseltecek olan eğitim ve Ar-Ge’nin de temel destekçisidir. Bugün ABD üç boyutlu yazıcıyı sanayi dünyasına kazandırdıysa bunun arkasında yerel yönetimlerin Ar-Ge’ye ayırdıkları büyük finans gücü vardır. Bugün Milano bir moda kenti, Paris bir sanat kenti ise ve bundan milyar dolarlar kazanıyorlarsa bunun arkasında o kentlerin bu sektörlere olan olağan üstü desteği ve öncü rolü vardır. Bugün Mersin’in bir mahallesi kadar olan Wimbledon kenti tenis ile dünya markası olmuş ve bizim turizm gelirimizin yüz katı para kazanıyorsa burada Wimbledon Belediyesi’nin tanıtım ve finans desteğine bakmak gerekir. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası olarak her yıl onlarca yurt dışı iş gezimiz olmaktadır. Ve her gittiğimiz büyük ve gelişmiş kentte bizi ilk kabul eden ve kenti bize tanıtan kişi o kentin Belediye yetkilileridir. Bizde ise sadece protokol gereği ve mecburen bir araya gelinir. Bizi mutlu eden bir konu, Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Burhanettin KOCAMAZ’ın iş dünyasına ve özellikle sanayiye çok yakın bir kişilik olması ve yerel yönetimin ekonomiye entegre olmasının önemini anlayan bir kişi olmasıdır. Organize Sanayi Başkanlığı yaptığım dönemden itibaren kendisinin OSB’nin kurulmasından, yönetilmesinden büyümesine kadar gösterdiği çabayı ve iş birliğini yakından bilen biriyim. Bu da bize ekonomimizin bundan sonraki geleceği adına umut vermektedir.
Mersin iş dünyasının üst çatı örgütü olan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu yeni dönemde yerel yönetim anlamında Mersin’in geçmiş hatalarından ders çıkarmasını, tavandan gelen dikte edici “yönetmek” felsefesini değil, demokrasinin gereği olan ve tabandan gelen gerçek güç olan, birlikte yönetmek anlamına gelen “yönetişim” felsefesini öne çıkartmasını bekliyoruz. Bu anlamda, Mersin iş dünyası olarak seçilen tüm Başkanlarımızı kutluyoruz. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Burhanettin KOCAMAZ olmak üzere, tüm alt birim Belediye Başkanlarımıza başarılar diliyoruz. Mersin hizmet bekliyor, Mersinli huzur, iş ve aş bekliyor. Mersin kardeşlik ve dayanışma içinde bir kent bekliyor. Bunu sağlayan ve buna hizmet eden herkes, Mersin tarihinde ve Mersinlilerin gönlünde ebedi yerini alacaktır. Baki kalan şu kubbede sadece bir hoş seda ve bırakılan eserler olacaktır.
Şerafettin Aşut
MTSO Yönetim Kurulu Başkanı
Mersin'den ve Dünya'dan haberiniz olsun!


