Şerafettin Aşut;"Asıl Sorun İşsizlik Rakamlarıdır"
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şerafettin Aşut ekonomi gündemini değerledirdi.
"İşsizlik rakamlarımız Ağustos ayında 9.8’di; Eylül ayında 9.9; Ekim 2013’de 0.2’lik ile azalma ile 9.7 oldu. Olumlu veya olumsuz yorum yapmamızı gerektirecek olağan üstü değişimler olduğu söylenemez. Ekim 2013 itibariyle kayıtlı işsiz sayımız 2 milyon 743 bin kişi. Tabi burada kayıt altına alamadığımız ekonomi içinde çalışan daha kaç işsiz var bilmiyoruz. Bu da ekonomimizin diğer kırılgan yanıdır. Yani, ölçemediğimiz bir sorunu çözmeye çalışıyoruz.
Ekim ayındaki 0.2’lik azalma ile bir ayda işsiz rakamımız 88 bin kişi azaldı. Yıllık oranda baktığımızda; Bir yılda işsiz sayımız 202 bin kişi artmış. İşsizlik rakamımız 9.7; Tarım dışı işsizliğimiz 11.9 oldu. Bu rakamlarda olağan üstü değişimler yok. Sadece biraz da olsa iyiye giden bir eğilim var. Bunun da sebepleri var. Küresel anlamda olumlu gelişmeler, Amerika’nın üçüncü çeyrekte yüzde 4.1 büyümesi, Türkiye’nin 2013’de yüzde 4 büyümesi ve 2014’de bunu geçme tahminleri ve büyümenin özel sektör yatırımlarına bağlı olacak olması işsizlik rakamlarına az da olsa olumlu yansıyor. Ancak, burada aslında gözden kaçırmamız gereken asıl konu Genç İşsizlik rakamlarımızdır. Rakamlardaki küçük artış ve azalmalara takılmayalım. Bunlara odaklanırken gerçek sorunu unutmayalım.
Eğitim sisteminde arz-talep uyumsuzluğu var
Ekim ayında Genç İşsizlik rakamımız bir önceki aya göre neredeyse aynı kaldı; yani, yüzde 19.3. Genel anlamda işsizlik yüzde 9.7; Ama “genç işsizlik rakamı” yüzde 19.3; İşte bizim gerçek sorunumuz budur. Nüfusumuzun yarısı 30 yaş altında; Çok genç bir nüfus. Bu anlamda genç işsizlik rakamlarımız ciddi bir sorundur. Sorun iki yönlüdür; Birincisi, elbette insanımıza, gençlerimize yeterince iş imkanı yaratmak zorundayız. Bu matematiğin gereğidir. Hepimizin bildiği bir konu. Ancak, madalyonun diğer yüzü ise; Gençlerimizi var olan işlerde çalışabilecek vasfa ve kalifiyeye ulaştırmaktır. Bu becerileri onlara kazandırmaktır. Ne yazık ki, eğitim veriyoruz ama beceri kazandıramıyoruz. Ne yazık ki eğitim sistemimiz ve çalışma dünyası arasında bir arz-talep uyumsuzluğu var. Biz gençlere nasıl bir eğitim veriyoruz? Piyasalar ne istiyor? Yani, işin bir yönü, yetersiz iş imkanı ise, diğer yönü var olan işleri yapacak vasfı olmadığı için işsiz kalan insanımızdır…
Türkiye’nin eğitim eko-sistemi revize edilmelidir
Yani, iş var, bu işi yapacak vasıfta insan kaynağımız yok. Çözüm nedir derseniz: Türkiye’nin eğitim eko-sistemi yeniden tasarlanmalıdır. İş dünyasının, reel sektörün talepleri göz önünde tutulmadan, merkeziyetçi bir eğitim eko- sistemi, ne yazık ki vasıflı insan gücü yaratamıyor. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok;
Doğru eğitim; Ve Değişen ekonomiye uygun iş gücünün oluşturulması ;
Ülkenin siyasi ve ekonomik istikrarı ve buna bağlı yatırım ortamının iyileştirilmesi;
Üniversite- sanayi işbirliğinin verimli uygulanması;
Girişimci sayımızın arttırılması; Memurluğun değil, girişimcilin özendirilmesi…
Bunlar yapamayacağız şeyler değil ama bunları yapıyor “muş” gibi yapmamalı, kendimizi kandırmamalıyız. Gerçek sorunlarımız bunlardır. Gerçek sorun insanımızın “ekmek” sorunudur. Gençlerimizin “iş” sorunudur. Çünkü, ülkenin geleceği bu gençlerdir. Bunun için; sanal sorun ve gündemlerden kurtulup, sosyal huzurumuz olan ekonomiye odaklanmalıyız."
Mersin'den ve Dünya'dan haberiniz olsun!



