"Üç Gün Hastalığı Tazminatlı Hastalıklar Sınıfına Girmeli"
Halk arasında üç gün hastalığı olarak bilinen ve hayvanlarda görülen Bovine Ephemeral Fever hastalığı ciddi sayıda hayvanın telef olmasına neden olmaktadır. Ekonomik anlamda kayıplara neden olan ve halkın sağlığı açısından risk oluşturan hastalık ile ilgili olarak kamuoyunu bilinçlendirmek amacıyla bir basın toplantı düzenlendi.
Toplantıya, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Faik Burakgazi, MTSO Meclis Üyesi Mehmet Orhan Özbaba, MTSO 30 Nolu (Sağlık Hizmetleri) Meslek Komite Başkanı Semiha Vurgun ile Komite Üyesi Soner Çontar katıldı.
Toplantıda konuşan MTSO Meclis Üyesi Mehmet Orhan Özbaba, “Toplantımızın amacı hayvancılık ile ilgili tüm sektörlerin konuya duyarlı olmasını sağlamak ve elbirliği ile zaten sıkıntı içerisinde olan ve bu sıkıntıyı üzerinden atmak için yoğun çaba sarf eden üreticilerin daha fazla zarara uğramasını önleyici tedbirlerin alınmasını sağlamaktır. Bölgemizde özellikle Hatay-Adana ve Mersin başta olmak üzere tüm Güney’de etkin bir şekilde görülen Bovine Epiveral Feever halk arasında üç gün hastalığı olarak bilinen büyükbaş hayvanlarda görülen viral enfeksiyon maalesef beklenenden çok daha fazla etkili olmuş ve ciddi kayıplara yol açmıştır. Normal şartlarda üç gün hastalığında kayıplar olmaz. Çünkü üç gün hastalığı adı üzerinde 3 gün süren, yüksek ateşle seyreden ancak veteriner hekimlerin de ilaç desteği ile rahatlıkla atlatılabilecek bir hastalıktır. Ancak virüs zaman içerisinde bir takım değişikliklere uğramış, bu son gelen salgında hayvanların ölümüne neden olmuştur. Yaklaşık kayıplara göre bu bölgede 3 bin civarında hayvanın telef olduğunu biliniyor” dedi.
Özbaba, “Üç gün hastalığı sinek ve sivrisineklerden bulaşıyor. Bu hastalık sadece büyükbaş hayvanlara bulaşıyor ve sadece sıcak iklimin olduğu bölgelerdeki sinek ve sivrisineklerde bulunuyor. Hastalık hayvandan hayvana, hayvandan insana bulaşmıyor. Eğer lavra döneminde sinek ve sivrisinek ilaçlaması iyi yapılırsa bu tür hastalıkların yaygınlaşmasının önüne geçebiliriz. Ama bu hastalık için mutlaka aşı üretilmesi şart. Çünkü bu hastalık ileride mutlaka bir daha görülecektir. Bu ve bunun gibi bir çok hastalık mecburen ilaçlarla tedavi edilmeye çalışılmakta ve bu ilaçların arasında çoğunlukla da kullanılmak zorunda kalınan antibiyotik ve kortizon türevleri olmaktadır. Bu ilaçların yasal arınma süreleri içerisinde kullanılmasının hiçbir sakıncası yoktur. Yani insan gıdası olarak tüketilecek olan süt- et gibi ürünlerin bu ilaçlar kullanıldıktan 7-21 gün gibi değişen zaman aralıklarında bir sürenin geçmesini takiben tüketilmesinin bir zararı yoktur. Mezbahaneler ve hayvan kesim yerlerinde kesilen hayvanlar veteriner hekimlerce kontrol edilip gereği yerine getirilmekte ve bu konuda en ufak bir aksama yaşanmamaktadır. Ancak konu ile ilgili her sektörde olabilecek kişiler gibi bu sektörde de fırsatçıların ilaç kalıntısı bulunan hayvanların etlerini çok ucuz rakamlara alıp kaçak olarak tüketime soktukları da bir gerçektir. Buna yol açan nedenler irdelenip önlem alınmalıdır” diye konuştu.
Devletin viral enfeksiyon bulaşmış bütün hayvanları tazminatlı hayvanlar sınıfına alması gerektiğini vurgulayan Özbaba şunları kaydetti; “Bu tür hasta hayvanların etinin tüketilmesinin önüne geçilmesinin en önemli yolu budur. Devlet bu hasta hayvanların sahiplerine hayvanların gerçek bedellerini ödemeli, bu hayvanları da alıp derin çukurlara gömerek üzerine kireç döküp kapatmalıdır. Eğer bu hayvanlar tazminatlı hastalıklar sınıfına girmezse sıkıntı oluyor. Onun için bazı hastalıkların tazminatlı, bazı hastalıkların tazminatsız olması söz konusu olmamalı.”
Mersin'den ve Dünya'dan haberiniz olsun!


