Sağ Banner

Haber Mersin

Mersin

Gazeteci Satıroğlu,"Baronlar Kenti Olduk"

Mersin Haber - Baron’u bilirsiniz.. Bilmeyenler için kısa bir not..

“Avrupa terminolojisinde asaletin şövalyelikten sonra gelen ikinci basamağıdır..”

Şimdi.. Nerden çıktı bu diyeceksiniz demesine de, Mersin’de yeni yeni türeyen bu baronluk meselesini nasıl anlatacağım onu düşünüyorum..

Yabancı kelime haznem biraz dar olduğundan sıkıntı çekeceğim gibi geliyor bana.

En iyisi, dilimin yettiği kadarıyla öz Türkçe anlatayım..

Yeni yeni bir takım iş adamları geldi Mersin’e. Onların ardından da yeni yeni bürokratlar atanmaya başladı birbiri ardına.

Yürümeleri, oturup kalkmaları,yemek yiyişleri vede makam donanımları alıştığımız türden değil. Önceleri özel kalemlerde sorgulanırdık, daha doğrusu bilgi verirdik, şimdi ise daha binanın kapısında özel güvenlik görevlisine ifade vererek merdivenleri çıkmaya başlıyorsunuz.

Modanın öncüsü; Sayın Valimiz Hasan Basrı Güzeloğlu.. Daha gelir gelmez ayağının tozuyla önce makamını yeniledi olmadı.. İl Özel İdaresinde bir makam odası hazırlattı, buradan İl Özel İdaresinin çalışmalarını yakından takip ediyor. Ardından Organize Sanayi Bölgesinde bir makam odası yaptırdı. Oradan da iş adamlarının yatırımlarını yakından izliyor.

Şimdilerde ise; Sağlık Müdürlüğü’nden boşaltılan eski tarihi binanın da Valilik makamı olacağı dedikoduları yayıldı.

Bu eski binanın Valilik makamı olacağı konusunda bilgiyi netleştiremedim ama dedikodular bu yönde sürdüğüne göre vardır bir sebebi diye düşünüp konuyu düşünce modunda bırakarak baronlar meselesine dönelim..

Tüm bu gelişmeler böylesine sürüp giderken birden bire basın ikiye bölündü ve Basın Konseyi diye bir oluşum çıktı ortaya.

Bu konseyi oluşturan meslektaşlarımın hepsini tanırım.. İyi.. Hoş insanlar..

Ama Merak ettiğim konu basının ikiye bölünmüşlüğü değil, Gazeteciler Cemiyeti’nin tarzını zaten eleştiriyorduk.. Bazı tartışmalar kamuoyuna yansısada konu iç mesele idi.. Kamuoyuna yansımasının sebebide “basına akıl veren çok olduğundan”dı.

Bunun suçlusu; başka alanlardan geçimini sağladığı halde bir şekilde gazete sahipliği yada köşe yazarlağı gibi nedenlerle “Basın mensubu”olarak anılan ve bunları “asil üye” olarak Cemiyete üye kaydeden Ahmet Ünal’ın inatçı tutumu olsa da, basın dışındaki dostlarımızın iç meselerimizi dışarıya aktarmaları sonucu birçok sorunumuzu kamuoyu önünde tartıştık.

Ancak; konu iç meseledir bizi ilgilendirir. Ahmet Ünal’ın tutumunu eleştiriyoruz diye Cemiyetin bölünmesine izin vermeyiz.. Vermemeliyiz.

“Basın Konseyi” diye isimlendirilen ve dışarıdan bakıldığında “Baronlar” diye adlandırılan oluşumun son bulması arzumdur.

Çünkü; mesleğimiz öyle sıradan bir meslek değil.. Yazı yazmak bir sanattır. Üstelik kutsal bir yanı vardır,halkın haber alma görevini üstlenmişiz.. Önce kendimize ve mesleğimize saygımız olmalı. Gazetecilik bir bütün içinde olmalı,böyle bölünmüşlük görüntüleri ile “en iyi biz yazarız” rolleri piyasada ilgi görseydi daha önceki bölünmüşlükler tutardı. Üstelik, haberciliğin en güzel yanı yazılan yazının,yani haberin doğruluğu ve anlaşılırlığıdır... “kimin yazdığı değil..”

Böylesine öne çıkarak “baronlar kulübü” kurmanın hiç bir manası yok, sadece ve sadece meslektaşlarla araya duvar örülür..

Sayın valimiz alınmasın, konuyu Valilik çalışmaları ile örnek gösterdim. Vatandaş bu tür makam şatafatlarını pek de hoş bulmuyor da ondan..

Saygılarımla...

Abdi Satıroğlu / Mersin Tercuman

Mersin haber

Pazartesi, Nisan 09, 2012

HABER GALERİ

Mersinhaber.net
Mersinhaber.NET | Mersin'den ve dünya'dan haberiniz olsun!
mersinhaber.net@gmail.com Mersin haber