Mersin, turizmde kültür ekonomisini öne çıkarmak istiyor
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen foruma, Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yazar, İl Jandarma Alay Komutanı Albay Bedri Dursun, Vali Yardımcıları Suphi Olcay, Hüseyin Parlak, Çağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çetin Bedestenci, Toros Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tayyar Şen, Tarsus Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, İl Kültür ve Turizm Müdürü Nejat Çakmak, MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serdal Kuyucuoğlu ile çok sayıda davetli katıldı. Mersin haber
Toplantıda konuşan Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, “Kültür ve turizm kavramlarının temelinde ekonomi bulunuyor. Bu açıdan ekonomik değerlendirmeyi ve ekonomik değerlere göre gerçeğimizi bilmek, diğer kavram ve konularla ilişkilerimizi tanımlamak adına yardımcı olmaktadır. Bugün Türkiye bir bütün ve bir büyüklük olarak ekonomik anlamda başarının ve sürdürülebilir büyümenin ülkesidir. Türkiye geriye dönük 10 yıla yakın dönemde, sürekli büyüyen ve bu süreçte dünyanın yaşadığı küresel krizi büyümekle geçmiş bir ülkedir. Ülkemiz 2011’de dünya çapında rekor büyümeler sağlayarak tüm dikkatleri üzerine çekmiştir” dedi.
Vali Güzeloğlu, “Türkiye’nin ve Mersin’in turizm adına büyük zenginlikleri mevcut. Ülkemiz kısa süre içerisinde dinamikleri ile birlikte önemli adımlar atacaktır. Turizm alanında ülkemizin 2023 yılına kadar dünya genelinde ilk 5 sıraya girebilmesi için çalışmalar yürütülüyor. Ülkemiz ilk 5 sıranın ardından ilk 3’ü zorlayıp kendisine yer bulabilecektir. Aslına bakılacak olursa sahip olduğumuz değerlerin çoğunu bilmiyoruz. Yaşadığımız kentlerin ve çevrelerinin güzelliklerinin pek ayırımında değiliz. Yaşamımızın büyük bölümünü geçirdiğimiz mahallemizin ve kentimizin kullanılabilir güzelliklerini ve özelliklerini araştırmıyoruz. Bu sorunların çözülmesi için yerel yönetimlerin elini taşın altına koyması gerekmektedir. Çünkü başarı, aynı hedefe birlikte yol almayla elde edilebilir” diye konuştu.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2023 vizyonunda temel amacının turizmin ülke geneline yayılması olduğunu belirten Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yazar, “2011’de turizm alanında Türkiye, 30,4 milyon yabancı turist ağırlayarak dünyada 7. sırada yer aldı. Gelir olarak ise 23 milyar TL’lik gelir ile 9. Sırada. Mavi bayrak uygulaması konusunda ise dünyada 4. Sıradayız. Sadece sayısal verilerle dünyanın sayılı turizm ülkesi değiliz. Diğer alanlarda da dünyanın hatırı sayılır ülkelerindeniz. Sonuç olarak, Türkiye turizmi için Mersin gibi bilince sahip illerimiz için esas olan bir konu vardır. İller kendi kültürel değerlerini turizme dönük ürünlerini biliyorlar ama hedef kitle yönünde sıkıntı oluyor. Doğru hedef kitleyi belirlemeliyiz. Hangi pazarda bu ürünleri sunacağımızı iyi tespit etmeliyiz. Uzak pazarlardan Türkiye’ye talep olduğunu biliyoruz, ama uzak pazarlardan Türkiye’ye ulaşım ağını da iyi hesaplamalıyız. Bir strateji oluşturulup hedef pazarlar belirlenmeli ve o yönde hareket edilmelidir” ifadesinde bulundu.
İnovasyon stratejisi ile Mersin’in sadece Türkiye’de değil, bölgesinde de gerçekten fark yaratan bir kent olduğunu vurgulayan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, “Yaratıcı Ekonomi; Kültür sermayesi dediğimiz, her çeşit sanat, medya, tasarım, mimari, müzeler gibi sosyal değerlerimizi; Yani, sosyal sermayeyi ekonomimize entegre etmek ve olaya daha bütüncül bakmaktır. Yaratıcı Ekonomi ve Kültür sermayesi bizim için kalkınmada yeni bir açılımdır. Günümüzde kültür sermayesi; Gelişmiş ülkelerin en önemli gelir kaynağıdır. Kültür sermayesi gerçek bir katma değerdir. Sanatı, müzeleri Paris ekonomisinden çıkartabilir misiniz? Modayı Milano ekonomisinden çıkartabilir misiniz? Hollywood’u Amerika ekonomisinden ve dış politikasından çıkartabilir misiniz? İşte Mersin’in ekonomisinin gelecek projeksiyonu budur. Sosyal sermayemizi kent ekonomimize entegre etmek. Mersin için bir dönüm noktası olarak gördüğümüz 2013 Akdeniz Oyunları sürecinde, bu yeni yaratıcı ekonomi ve kültür sermayesinin entegrasyonunu sağlayabilirsek; Kenti her aşamada buna göre geliştirebilirsek; İşte o zaman Mersin yaratıcı bir kent olur. İşte o zaman bir dünya kenti olur” dedi.
Başkan Aşut, “Yaratıcı kent ve yaratıcı ekonomi kavramı acilen kültür sermayesi entegrasyonu ile kurgulanmalıdır. 2013 Akdeniz Oyunlarıyla eş zamanlı bir Mersin Kültür Olimpiyatı düzenlenmeli ve sanatçılara da madalya verilmelidir. Bir dünya kenti, bir marka kent olmak istiyorsak kültür sermayesinin yaratacağı o muhteşem katma değerden yararlanılmalıdır. New York’un, Milano’nun, Londra’nın, Paris’in yaratıcılığını, Mersin’in gerçeğinden uzak tutmak mümkün değildir. Ticaretiyle, sanayisiyle, sosyal ve kültürel sermayesiyle, toplumsal istikrarıyla Mersin, Yaratıcı Ekonomi’yi hedef olarak belirlemeli ve bunları birbirine entegre etmeye çalışmalıdır” diye konuştu.
Turizmin Mersin'de birçok şeyi değiştirmeyi başardığının altını çizen Mersin Turizm Platformu Başkanı Numan Olcar ise “Bunun en güzel örneği kentin imajındaki olumlu gelişmedir. Artık Mersin dediğimizde, olumsuzluklar değil, turizm konusunda yapılan olumlu çalışmalar akla gelmektedir. Belirtmek isterim ki, Platformumuz tarafından hazırlanan projeler ve başlatılan eğitim programları, bir yandan da sektördeki firmalarımızın personel ihtiyacını giderilmesine yardımcı olmakta, hatta işsizliğin yoğun olduğu kent imajı da, göçle gelen işsiz gençlerin böylece turizmde istihdamı ile bir ölçüde değişime uğramaktadır. Bundan 5 yıl önce kentteki karar vericiler ve turizmciler olarak bir araya geldiğimizde, turizm değerlerini tanıtmayı, turizm gelirlerini artırarak sürdürülebilir kalkınmayı sağlamayı hedeflemiştik. Bunun yolu şüphesiz ki turizmdi.! Bu yol ise güneş, deniz ve kum üçgenine sıkışıp kalmadan, devamlı gelişen ve geliştirilebilecek alternatif turizm konularında ilerlemekti. Bu amaçla, Kültür ekonomisini kullandık. Hedefimiz, kültürel zenginliklerimizi ekonomiye kazandırmak ve bu ekonomik faaliyet sonucunda elde edilenleri yine kültüre harcamaktır” dedi.
MTSO BAŞKANI ŞERAFETTİN AŞUT'UN 7. İNOVASYON FORUMU AÇILIŞ KONUŞMASI
Bundan yedi yıl önce, İnovasyon kavramını Mersin gündemine taşıdığımızda, ne bu kavramdan haberimiz vardı; Ne de ekonomik öneminin farkındaydık.
İnovasyon; yani her alanda “yenilikçilik kavramı”, Mersin’in son yıllardaki en önemli sıçrama tahtası olmuştur.
İnovasyon kavramı hayatımızın neredeyse her alanına dokundu ve bir çarpan etkisiyle Mersin ekonomisine olağan üstü bir hız ve yepyeni bir vizyon kazandırdı.
2005 yılında gerçekleştirdiğimiz Bölgesel İnovasyon Stratejisi Türkiye’de bir ilk oldu; Mersin ekonomisinde inovatif bir yol haritası oluşturdu… Platformlar kuruldu, projeler üretildi.
Firmalarımızın; Üretimde ve hizmette, yenilikçi bir yaklaşım kazanması için eğitimler, forumlar düzenledi.
İnovasyon stratejisi ile Mersin; sadece Türkiye’de değil, bölgesinde de gerçekten fark yaratan bir kent oldu.
Serbeste Bölgemiz Türkiye’nin en verimli üç serbest bölgesi arasındadır;
OSB’miz sanayide marka dediğimiz illeri geride bırakmaktadır;
İstanbul’dan sonra en büyük limana sahibiz;
Üniversite sayımız üç oldu ve yeni üniversiteler açmak isteyenler var;
Bilişim, sağlık ve enerji Ar-Ge’si yapan Teknoparkımıza ek olarak, yeni teknopark projelerimiz var.
Değerli Konuklar,
İnovasyon kavramının Mersin ekonomisine en büyük katkısı nedir derseniz?
Bence, inovasyon kavramı ile artık, sadece parası olanın değil, yeni bir fikri olan insanın da zenginleşebileceği, ekonominin bir parçası olabileceği anlaşılmıştır.
İnovasyon bize bilginin gücünü göstermiştir.
Artık yapmamız gereken şey bu zenginliklerimizi gelecek projeksiyonumuza entegre etmektir.
Markaları olan bir dünya kenti olmak istiyorsak;
Bizim için “sihirli bir değnek” olan YARATICI EKONOMİ kavramını bir an önce hayata geçirmeliyiz.
Bu kavrama dikkat etmenizi rica ediyorum.
Çünkü, bu gün ve bundan sonra çokça duyacaksınız.
Parasal sermaye klasik ekonomiyi oluşturur.
Bir kentin parasal sermayesi, endüstriyel üretimi çok büyük olabilir…. Çok büyük iktisadi tesislere sahip olabilir…. Ancak, bunlar o kenti bir marka ve dünya kenti yapmaya yetmez.
Parasal sermayeyi kültür sermayesiyle birleştirseniz işte o zaman “Yaratıcı Ekonomi”yi oluşturmuş olursunuz.
Yaratıcı Ekonomi; Kültür sermayesi dediğimiz, her çeşit sanat, medya, tasarım, mimari, müzeler gibi sosyal değerlerimizi;
Yani, sosyal sermayeyi ekonomimize entegre etmek ve olaya daha bütüncül bakmaktır.
Yaratıcı Ekonomi ve Kültür sermayesi bizim için kalkınmada yeni bir açılımdır.
Günümüzde kültür sermayesi;
Gelişmiş ülkelerin en önemli gelir kaynağıdır.
Kültür sermayesi gerçek bir katma değerdir.
Sanatı, müzeleri Paris ekonomisinden çıkartabilir misiniz?
Modayı Milano ekonomisinden çıkartabilir misiniz?
Hollywood’u Amerika ekonomisinden ve dış politikasından çıkartabilir misiniz?
İşte Mersin’in ekonomisinin gelecek projeksiyonu budur.
Sosyal sermayemizi kent ekonomimize entegre etmek…
Mersin için bir dönüm noktası olarak gördüğümüz 2013 Akdeniz Oyunları sürecinde, bu yeni yaratıcı ekonomi ve kültür sermayesinin entegrasyonunu sağlayabilirsek;
Kenti her aşamada buna göre geliştirebilirsek;
İşte o zaman Mersin yaratıcı bir kent olur.
İşte o zaman bir dünya kenti olur…..
Yeterli müzemiz var mı?
Kaliteli bir Etnografya müzemiz var mı?
Konser ve tiyatro salonlarımız yeterli mi?
Tarihi eserlerimiz restorasyon görüyor mu ve bunlar dünya turizminde bir destinasyon mu?
Kaç tane festivalimiz var?
Kentin görünümü bizi bir dünya kenti yapacak şekilde kurgulanıyor mu?
Sanat Galerilerimiz dünya çapında ilgiyi çekecek kalitede mi?
Kentin imarında konutlardan otellere, ibadethanelerden spor tesislerine, köprü ve üst geçitlerinden kaldırımlarına kadar bir bütüncül konsept düşünülüyor mu?
Yoksa, bir birinden bağımsız bir kolaj görüntüsü mü veriyor.
Yaratıcı kent ve yaratıcı ekonomi kavramı acilen kültür sermayesi entegrasyonu ile kurgulanmalıdır.
2013 Akdeniz Oyunlarıyla eş zamanlı bir Mersin Kültür Olimpiyatı düzenlenmeli ve sanatçılara da madalya verilmelidir.
Bir dünya kenti, bir marka kent olmak istiyorsak kültür sermayesinin yaratacağı o muhteşem katma değerden yararlanılmalıdır.
New York’un, Milano’nun, Londra’nın, Paris’in yaratıcılığını, Mersin’in gerçeğinden uzak tutmak mümkün değildir.
Ticaretiyle, sanayisiyle, sosyal ve kültürel sermayesiyle, toplumsal istikrarıyla Mersin Yaratıcı Ekonomi’yi hedef olarak belirlemeli ve bunları birbirine entegre etmeye çalışmalıdır.
Sözlerime son verirken, yedinci İnovasyon Forumuna katkıda buluna tüm katılımcılara ve siz değerli konuklara teşekkür ederim.
Bu gün Mersin için büyük bir gün….
Çünkü, bu gün Mersin için yeni şeyler söylenecek….
Forumun başarılı geçmesini diliyor;
Hepinizi şahsım ve Mersin Ticaret ve Sanayi Odası adına saygıyla selamlıyorum.
Şerafettin AŞUT
MTSO Yönetim Kurulu Başkanı
Mersin'den ve Dünya'dan haberiniz olsun!


