Sağ Banner

Haber Mersin

Mersin

"Bu kadar kısa sürede adil karar verilemez"

Mersin - Lig TV'de yayınlanan Futbol Gündemi Programı'na konuk olan Fenerbahçe Kulübü Başkanvekili Nihat Özdemir ve Asbaşkanı Ali Koç, Türkiye Futbol Federasyonu'nu hedef alan önemli açıklamarda bulundu.

Fenerbahçe Başkanvekili Nihat Özdemir ve Asbaşkan Ali Koç, Lig TV'de yayınlanan Futbol Gündemi Programı'na konuk oldu. mersinhaber

Programda önemli açıklamalarda bulunan Özdemir ve Koç'un hedefinde Türkiye Futbol Federasyonu vardı. Alio Koç, TFF'nin karar alma yetkisinin azaldığını söylerken, Nihat Özdemir ise Federasyon'un bu kadar kısa bir sürede adaletli bir karar vermesinin mümkün olmadığını ifade etti.

NİHAT ÖZDEMİR: TFF DEVAMLI KARAR DEĞİŞTİREN BİR TAVIR SERGİLEDİ
Programda ilk olarak söz alan Nihat Özdemir, yaşanan süreçte TFF'nin sürekli karar değiştiren bir tutum sergilediğini ifade ederken, "Hepimiz, tüm Türkiye 3 Temmuz’dan beri Fenerbahçe Camiası olarak zor bir süreçten geçiyoruz. Olay yargıya intikal etmiş durumda, 14 Şubat’ta da ilk duruşma yapılacak. O işin bir tarafı. Biz Fenerbahçe olarak inanıyoruz ki bizim konuyla yargılanan arkadaşlarımız, Başkanımız, 2 asbaşkanımız, 2 çalışanımız ve diğer tutuksuz yargılanan sanıkların, duruşma sürecinin sonunda suçsuz olduklarının ortaya çıkacak. Ancak bu süreçte TFF, işi başında beri doğru yönlendirmesi gerekirken çok sıkıtlı alanlara gitti ve devamlı karar değiştiren bir tutum sergiledi. UEFA ve bizim Şampiyonlar Ligi’nden men edilmemiz işi başka bir noktaya taşıdı. Biz işi CAS’a taşıdık. TFF yetkilerinin bu davada bizi korumaları gerekirken nasıl bir tavır ortaya koyduğunu gördük. Bu durumda sadece Fenerbahçe için değil bu sürecin Türk Futbolu adına çok kötü gittiğini gördük. 200 günü geçen süreç içinde değişik ortamlarda kaldık hepimizi sıkıntıya girdik. 3 Temmuz’dan beri ben ve arkadaşlarım konuya sahip olmak, sadece Fenerbahçe değil Türk Sporu’nu korumak için mücadele verirken, bizim de yetkimizi bir yere dayandı. Fenerbahçe bir spor kulübüdür. 14 bin üyesi, 2 bin Yüksek Divan Kurulu Üyesi ve milyonlara varan taraftar kitlesi var. Hepsinin değişiklik düşüncesi var. Tüm bunların içinde doğru karar vermek oldukça zordu. Medyada değişik düşünceler var. Ben veya bir başka arkadaşımın bir konuda 4 ay önce söylediği konu sanki değişmezmiş gibi düşünceler var. Bu süreçte Fenerbahçe’nin düşüncesi hiç değişmedi. Tamamen suçsuz olduğumuz söylediğimiz maçlarda sahaya intikal eden bir olayın olmadığı, hakem ve gözlemci raporlarına bakıldığı zaman hiçbir şeyin olmadığı görülmektedir. Hocamız Aykut Kocaman, futbolcularımız da bunu söyledi. Biz kendimizi suçsuz sayarken, medyanın belli bir kesiminin bu işte sadece Fenerbahçe suçluymuş gibi davranması bizi üzen düşüncelerdir. Bizim suçsuz çıkacağımıza inancımız tamdır. Bu söylemlerimizi hakem ve gözlemci raporları teyit ettiği; teknik direktörümüzün kamuoyuna tüm puanları alnımızın akıyla aldığımızı söylemesine rağmen işin bu yöne gelmesi biz oldukça üzmüştür" diye konuştu.

ÖZDEMİR: BU KADAR KISA SÜREDE ADİL KARAR VERİLEMEZ
Kısa sürede verilecek kararların sağlıklı olmadığını ve adaleti sağlamayacağını da dile getiren Nihat Özdemir, "Bizim endişemiz şu; Etik Kurulu bir inceleme yapıyor. Bu kurulun yaptığı inceleme TFF Disiplin Kurulu’na gidecek. En basitinden Fenerbahçe-Bucaspor maçı iddianamede tek kelimeyle geçiyor, kimse suçlanmıyor. Ama Etik Kurul ve Disiplin Kurulu bu maçı da inceliyor ve sorular soruyor. Eğer bir yargılama söz konusuysa ve mahkemeye intikal etmişse ve söz savunmanın denilen yerde, masumiyet karinesi de düşünüldüğünde; Etik Kurul 70 klasör ve eklerini ve tapeleri tek tek inceleyip bununla ilgili görüşleri alıp vereceği rapor sonrasında, Disiplin Kurulu savunma isteyecek. Birçok kişi de tanıklık yapacak. Bunları kim yapacak. 4 Nisan’a kadar bunların yetişmesi gerekir. Çünkü Play-offlar bu zamanda başlıyor. Çünkü TFF play-off’lardan önce cezaların verileceğini açıkladı. Bir de bu sürede Tahkim Kurulu süreci işleyecek. Bunların yetişeceğine, adil yargılama neticesinde bunlara karar verileceğine, tüm kararların yetişeceğini ve tüm bunların sonucunda doğru karar verileceğine inanmıyoruz. Birinci nokta bu. 14 Şubat’ta başlayacak 1. duruşma var. Mahkemede verilecek ifadeler, ancak bu tarihten sonra verilebilir. Tüm bunların hangi zamana sığacağını, Mart ayında nasıl bir karar verileceğini anlayamıyoruz. Bu davada 8 takım olduğunu söyleniyor. Tape’ler incelendiğinde 8 takımın 11 takıma çıkacağı konuşuluyor. Tüm bunların zamana sığmayacağı açık. Aceleyle verilecek yanlış kararlar da adaleti sağlamaz" ifadelerini kullandı.

ÖZDEMİR: GEREKİRSE GENEL KURULUMUZU TOPLARIZ
Fenerbahçe'nin yol haritasını belirlemek için gerekirse genel kurulu toplayabileceklerini söyleyen Nihat Özdemir, "26 Ocak Perşembe günü genel kurul toplanacak. 250’ye yakın delege var. Federasyonun veya belli bir kesimin istediği bir önerge verilerek, lehte aleyhte herkese söz hakkı verilecek. Biz düşüncemizi söyleyeceğiz, pozitif ve negatif yönlerini açıklayacağız yaşadıklarımızı ve yaşayacaklarımızı düşünerek üyelere sunacağız. Netice olarak bu önerge oylanacak; kabul edilecek veya reddedilecek. Ne gibi bir sonucun çıkacağını bilmiyoruz. Biz Fenerbahçe yönetimi olarak o çıkan karar sonunda ne yapacağımız hakkında kendi içimizde toplantılar yapacağız. Eğer ihtiyaç duyarsak alacağımız kararlar bizim yetkilerimizi aşıyorsa, borsaya açık şirketimizin de durumunu göz önüne alarak Fenerbahçe’nin ve Sportif AŞ’nin genel kurullarına ihtiyaç duyacağız. Bir genel kurula ihtiyaç olabileceğini söyledik. Eğer Fenerbahçe Yönetim Kurulu’nun yetkilerini aşan bir karar alma durumumuz gerekiyorsa Genel Kurulumuzu toplayabiliriz. 2 gün sonra yol haritamız net bir şekilde ortaya çıkacak" dedi.

ALİ KOÇ: TFF KARAR ALMA VASFINI YİTİRDİ
Bu ortamda kimin sesini daha çok yükseltirse onun dediğinin olduğunu ve bu nedenle kamuoyuyla görüşlerini paylaşmak istediklerini belirten Ali Koç, TFF’nin aldığı kararlarla tüm kesimleri mutsuz ettiğini söyledi. Ali Koç, "Şimdi herkes mutsuz. Buralara nasıl gelindiğini anlamakta yarar var.Taraftarımız işin şike tarafını bir yana koydu, Fenerbahçe’ye yapılanları kabul edilemez bir noktaya geldi. 3 Temmuz’dan sonra kamuoyunda Fenerbahçe’nin suçluluğu kabul edildi ve suçu kesinleşmeden ne ceza alacağı tartışıldı, suçlu ilan edildi cezası verildi. Tarafımızı kendimizi savunacak tüm arkadaşlara ben sabır ve şans diliyorum. Çünkü adil bir savunma yapmaları artık çok zor. UEFA ve FIFA’ya bağlı üye ülkelerin hepsinde futbol özerktir. Bizim sıkıntımız, suçlu olduğumuz ispat edilmemesine rağmen, savunma hakkımızı kullanmadan linç mantığıyla sistematik bir şekilde yerden yere vurulmamız. Bu kabul edilemez. TFF’nin tutumunu değerlendirdiğimiz zaman; futbol tarafından adil bir yargılama süreci yaratılmadan, oldu bittiye getirilerek bir sürecin işleyeceği yönünde endişeliyiz. Bu işi yapmak zor ama yapacaksanız da en layıkıyla yapacaksınız. Federasyonumuzun ise söylem ve eylemlerinde çelişkiler, tutarsızlıklar var. Yargı beklenecek dendi, iddianame beklenecek dendi, sezon sonu dendi, en son play-off öncesi dendi. TFF pek çok kez UEFA baskısını önümüze çıkardı. Birçok konuda görüşmeler belli gazetelere sızdırıldı. Bununla beraber yaptığımız görüşmelerde aldığımız bilgiler zamanla değişti. 58. maddenin aynın kalmasına bununla beraber bir defaya mahsus bir karar çıkmasına karar verildi. Biz Fenerbahçe olarak suçsuzuz, adil yargılama istiyoruz ve bunu bu federasyonun yapmasından kuşkumuz var. Bu dava inanılmaz bir sosyolojik etki altındadır. Bu etki alanının toplumda yaratacağı olumsuzluklar göz ardı edildi. Eğer böyle olmasaydı Gizlilik ihlal edilmezdi, yayın yasağı getirilmeliydi. Ben TFF Başkanı olsaydım savcıdan bizzat yayın yasağı isterdim.Federasyon bir kez dahi çıkıp kamuoyuna ’Masumiyet karinesi vardır, adil savunma hakkı vardır suç tespit edilmeden ceza konuşulmaz’ demedi. Hep peşinen suçlu gördüler. Bununla beraber kamuoyu baskısı altında kaldıkları için UEFA baskısı hep söz konusu oldu. UEFA bizim sürecimizde olağan dışı şeyler sergiledi. Sayın müfettişin burada savcıyla görüşmesi olağanüstüydü. Biz de devlet makamları her türlü şeyi yerine getirdi. Hal böyleyken UEFA’nın olağandışı hareket etmesini altında neler vardır diye düşünülmesi gerekir. Anlıyoruz ki bizim dışımızda UEFA ciddi bir biçimde bilgilendirilmiş ve bizim suçsuz olamayacağımız söylenmiş. Sıfır toleransla iddianamede ismi geçen diğer takımlar nasıl gidiyor. TFF’nin karar alma ve sorumluluklarını yerine getirme vasfını ciddi bir biçimde yitirdiği için endişeliyim" dedi.

KOÇ: TFF GÜVEN TAZELEMELİDİR
TFF'nin güven tazelemesi gerektiğini belirten Ali Koç, "Eğer bu süreç işliyorsa o tarihlere uyulacaksa siz o kurullara talimat vermişiniz demektir. Oysa bunlar bağımsız kurullardır. TFF Başkanı ’İnşallah tüm takımlar suçsuz çıkar’ demişti. Biz de öyle düşünüyoruz. En iyi müdafaa iklimini sağlama yetki ve sorumluğu onlarda. Bu söylemi yaparken en sıkıştırılmış, esnekliği en az savunma sürecini veriyorsunuz, ne için suçlandığınız da yazmıyor. İddianamede yazıyor diyebilirsiniz ama futbolun kendi süreci var. Federasyon kendi gözlemci, hakem raporlarından bahsetmiyor. Elimizdekiler sadece iddialardır. İddialarla karar verilemez. ’Eğer iddiayla karar verilirse, mahkemelere ne gerek vardı’ denilmiyor. Biz kendi üyelerimizle tarihi bir karar için buluşma ihtiyacı duyuyoruz. Sonuna geldiğimiz bu süreçte bizim düşüncemiz Türkiye Futbol Federasyonu’nun güven tazelemesidir. Çünkü bir özgüven kaygısı var ve karar alma yetkisi azalmış görülüyor. Zor bir süreç biz 7 aydır önümüzü göremiyoruz. Fenerbahçe’ye gönül vermiş herkesten bahsediyoruz. Bu çocuk oyuncağı değil. Biz bu işten bıktık artık. Ülkemizde halkımızı ayrıştıran öyle çok şey var ki; 3 Temmuz’dan sonra futbol da toplumda ciddi bir ayrıştırma yöntemi haline geldi. Biz o nedenle konuşmuyorduk.. Ama baktık konuşmadıkça iş aleyhimize gidiyor" şeklinde konuştu.

ntvspor

Mersin haber

Salı, Ocak 24, 2012

HABER GALERİ

Mersinhaber.net
Mersinhaber.NET | Mersin'den ve dünya'dan haberiniz olsun!
mersinhaber.net@gmail.com Mersin haber