Büyümek için gaza bastı
‘Allah vergisi’ dediği ticari zekasıyla çocuk yaşta hayata atılan Mardinli Mahfuz Okalin, Körfez krizini fırsata çevirdi. Saddam döneminde kazandığı paralarla kurduğu akaryakıt markası Starpet’le dünya devlerine kafa tutan Okalin, şimdi de yurt dışına açılmak üzere kolları sıvadı.
IRAK’IN sınır bölgeleriyle yaptığı petrol ticaretinden ulusal çapta girişimciler doğdu. 5 yıl önce yüzde 100 yerli sermaye ile kurulan ve bugün 450 istasyona ulaşan Starpet de bunlardan biri. İleri teknolojinin kullanıldığı benzin istasyonları ve madeni yağ üretim tesisi ile uluslararası rakipleriyle nasıl boy ölçüştüklerini anlatan Starpet Yönetim Kurulu Başkanı Mahfuz Okalin, her yıl yüzde 20 büyüdüklerini ve 2013 yılı sonuna kadar Türkiye’nin bütün illerinde varolmayı planladıklarını anlattı. Yurt içi yapılanmasını tamamladıktan sonra sınırları aşarak yurt dışına da çıkmak için çalıştıklarını söyleyen Mahfuz Okalin’le hikayesini, akaryakıt sektörünü,projelerini ve ekonomiyi konuştuk.
Manifaturacılık yaparak geçimini sağlayan bir ailenin 7 çocuğundan birisiniz. İş hayatına adım atmanızın hikayesi nedir?
Ben Mardin’de büyüdüm. Babam 1950’lerde Mardin’de manifaturacılık yapıyordu. Ticaretle tanışmam da o zaman babam sayesinde oldu. Sakin, başarılı bir çocuktum. Yaramazlıklarım da yoktu, evden bile çıkmak istemezdim. Okul çıkışlarında babamın yanına giderdim yardıma. 17 yaşıma geldiğimde gıdaya daha çok talep olduğunu görünce babamın yanından ayrılarak yönümü değiştirdim ve Gaziantep’te gıda ticaretine başladım.
Ticaret kafası denen şey de bu olsa gerek.
Resim yapmak, şarkı söylemek nasıl bir yetenekse ticareti de öyle görüyorum. Babam manifaturacılık yaparken gıdaya olan talebi farkederek yönümü değiştirdim. Irak’ın ambargolu yıllarında ‘akaryakıt karşılığı ürün’le sermayeyi büyüttüm. Tekirdağ’dan Dubai’ye kadar her yerden ürün getirip Irak’a satıyor, oradan da istenen ürünleri Türkiye’ye getiriyordum. Bu, 1987’ye kadar sürdü. Yol kenarında restoranı marketi akaryakıt istasyonu olan bir tesis açtık. Benim de bu işin devamını getirmek hayalim vardı.
Starpet’in temelleri de o yol kenarındaki tesisle atılmış oldu o zaman.
Evet. O zamanlar yol üzerinde market, benzin istasyonu, lokantanın olduğu tesisler yoktu. 2002’de Starpet’i kurduk ve 2005’te de EPDK’dan lisansımızı alıp bayilik ağımızı kurmaya başladık. Rakiplerimizi inceledik. Onlar nasıl büyümüşlerse uyguladık. Şimdi Starpet bünyesinde bayiler de dahil 5 bin 150 kişi çalışıyor. Ben de insanlara faydalı olma, istihdam yaratma hedefimi yakalamış oldum.
Önemli madeni yağ üreticileri arasındasınız aynı zamanda...
Mersin OSB’de de madeni yağ fabrikamızı kurduk, üretime başladık. Şu anda 3 ülkeye Staroil markasıyla ihracat yapıyoruz. Yıllık 44 bin ton kapasitesine sahip fabrika, limana da 8 km uzaklıkta. 280 çeşit ürün üretiyoruz. Yüzde 30’unu Irak, İsrail, Azerbaycan, Pakistan gibi ülkelere satıyoruz. Önümüzdeki yıl Avrupa ülkelerine de gireceğiz, Yunanistan’la başlıyoruz. Startech şirketimizi geldi bir süre sonra. Bu şirketle akaryakıt istasyonları arasında otomasyonu sağladık ve şimdi sektöre de hizmet veriyoruz. Startech firması pompa ve tank otomasyonunu karşılıyor ve bu alandaki ilk 5 marka arasında yer alıyor.
Akaryakıt çok yüksek yatırım gerektiren bir alan...
Bu sektöre harcanan paraların haddi yok, Ancak karlar çok azaldı, eskisi gibi değil. Kapanan bayiler olacak. Özellikle 2012-2013 döneminde bir yaprak dökümü bekliyor sektör. Yıllık 200 bin litrenin altında satışı olan istasyonların yaşama şansı yok. Bu da en alt limit, bunun altına indiğinde elektriğini bile ödeyemez.
Bundan sonra hedeflerinize ilişkin neler söylersiniz?
Her bölgede şehir merkezine yakın noktalarda istasyon açmak ve şu an sahip olduğumuz yüzde 1.5 pazar payını artırmak gibi hedeflerimiz var. Yurt içinde 450 olan istasyon sayısını 700’e ulaştırmak ve eş zamanlı olarak yurt dışına açılmayı planlıyoruz. 2011 yılını 40 milyon dolarlık yatırım ve grup şirketleri olarak 1 milyar TL. ciro ile kapatmayı hedefliyoruz. Şu anda 73 ilde 450 bayimiz var. 2013 yılına kadar 81 ilde 600 bayiye ulaşmayı planladık. Firmanın genel toplamdaki satış artış hedefi ise yüzde 34. 2015 yılında 81 ide 600 istasyona ulaşmak, halka açılmak ve yurtdışı çalışmalarına hız vermek gibi hedefler belirlerdik.
Starpet yüzde 100 Türk sermayeli bir şirket. Oysa yarıştığınız rakipler uluslararası devler. Onlarla mücadele etmek için neler yapıyorsunuz?
Biz kar marjımızdan fedakarlık ederek, piyasa fiyatının altında yüzde 5 indirimle satış yapıyoruz. Bazı özel günlerde satışlarımızdan hiç kar almıyoruz. Ama en önemlisi biz yüzde 100 yerli sermayeyiz, bu nedenle de halkımızın desteği arkamızda. Özellikle Anadolu’da birçok şehirde tercih ediliyoruz.
Peki ekonomi nasıl gidiyor sizce?
Avrupa ülkeleri sonbaharda yaprakların dökülmesi gibi bir bir düşüyor. Oysa biz onlar sallanırken dimdik ayaktayız. Hakettiği yere geldi ekonomimiz. Rakamlara baktığımızda ortaya çıkan tablo da zaten durumu gösteriyor. Bu ülke çok krizler gördü, dolar fırladı, bir gecede fırtınalar koptu. Biz bu dönemleri geçirdik, ayakta durmayı öğrendik.
EPDK’nın yaptığı düzenlemeler akaryakıt sektörüne hareket kattı
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (EPDK) 15 Aralık 2010 tarihli kararı gereğince akaryakıt satışlarındaki promosyon uygulamalarının, 31 Ocak 2011 tarihi itibariyle sona ermesi, akaryakıt sektörünü harekete geçirdi. Rekabet Kurulu’nun kararı ile akaryakıt dağıtım şirketleri ile bayiler arasındaki intifa sözleşmelerinin 5 yılla sınırlanması, büyük şirketlere toplam 880 istasyon kaybettirirken, toplam istasyon sayısı 166 adet arttı. 18 Eylül 2010 itibariyle sözleşme süresi dolan 7 binden fazla benzin istasyonu, dağıtım şirketleriyle yeniden masaya oturdu. Türkiye’de şu an 18 ana dağıtım şirketi bulunuyor. Sektördeki en büyük oyuncular uluslararası devlerden oluşuyor. Sektörde kaçak akaryakıt kullanım oranı yüksek. En büyük sıkıntıların başında vergi yükü geliyor. Vergi oranı yüzde 65. 2011 Ocak-Eylül döneminde akaryakıt tüketiminden sağlanan dolaylı vergiler yaklaşık yüzde 11.3, LPG tüketiminden elde edilen dolaylı vergiler toplamı da yüzde 5.4 arttı. Bu yüksek oranlar da kaçağı körüklüyor. Ayrıca benzin istasyonu açmak istediğiniz ruhsat konusunda bürokratik prosedür sıkıntı yaratıyor.
Körfez krizi ve ambargoyu fırsata çevirdi
İÇİNDE marketin de yer aldığı ilk tesisimizi kurduğumuzda bölgede Habur’a doğru inanılmaz bir araç trafiği vardı ve araç kuyrukları 100 kilometreyi buluyordu. Biz ise şoförlerin her ihtiyacını karşılıyorduk. İstasyon, restoran, market çok iyi iş yapıyordu. Hacca gidenlerin konaklama alanı olmuştuk. 1990’lardan itibaren de ambargolu dönem başladı. Körfez krizi ve Irak’a ambargo sırasında o kapı kapandı ve biz de farklı alternatifler aradık. O dönemde Irak ne istiyorsa yurt içinden ve dışından getirdik, sattık. Un, patates, musluk... Aklınıza ne gelirse, ne istiyorlarsa onu getirip sattık. Dubai’den, Güney Kore’den de Türkiye’ye lamba, şemsiye, fotoğraf makinesi ne lazımsa getirdik. O dönemde dış ticareti öğrendik. Saddam döneminde ambargo nedeniyle petrolü değiş-tokuş yapıyorlardı. Biz de ürünü tüccara astıyorduk, karşılığını akaryakıt olarak alıyorduk. Önemli akaryakıt şirketlerinin tedarikçisi olmuştuk. Çok iyi paralar kazanıyorduk, o dönem. Böylece Türkiye genelinde akaryakıt piyasasını da iyice öğrenmiş olduk.
Talep düşmedikçe benzin fiyatında iniş beklemeyin
Akaryakıt fiyatlarının yüksekliği hep sorun. Fiyatların arz talep dengesine bağlı olarak belirlendiğini düşündüğümüzde, benzin fiyatlarının düşeceğini konuşmak çok doğru bir yaklaşım olmaz. Türkiye’de araç sayısı çok hızlı artıyor. Rakamlar ‘her 100 kişiden 22’sinin’ aracı olduğunu gösteriyor. Toplu taşımaya bugüne kadar önem vermemişiz. Şimdi onun sıkıntısını çekiyoruz. Bundan sonra benzin fiyatlarının inişe geçmesi için yeni enerji kaynaklarının bulunması lazım. Şimdilerde elektrikli otomobiller konuşuluyor, bir an önce altyapının tamamlanıp devreye girmesini bekliyoruz.
Fulya ERDEM
ferdem@stargazete.com
Mersin'den ve Dünya'dan haberiniz olsun!


